3/11/2009 ·
![]()
Bir sabah umutla uyanmalıyım! Güneş doğsa da, hava bulutlu bile olsa! Ve yepyeni umutlar filizlenmeli yüreğimde... Öyle şeyler düşünmeliyim ki ,dans etmeliyim parmaklarımın ucunda… Ve ismini geçirmeliyim aklımdan, belli belirsiz bir şarkıyla dudaklarımda… Sabah rüzgarı dağıtmalı saçlarımı bir o yana bir bu yana ve ben gözlerini hatırlamalıyım aynada, acemice ve hiç ihtiyacım olmadığı halde dalmışken makyaja…
Sabah güvercinlerle paylaşmalıyım simitle peynirimi… Aceleci bir sürü kanat çırpış arasında ayak seslerini anımsamalıyım ,seni ararken gözlerim başı boş İstanbul sokaklarında… Herkese gülümsemeliyim bu sabah… Trafik polisine, rıhtımdaki çiçekçi çingenelere, vapurlara, martılara ve hatta bilet gişesindeki aksi ihtiyara bile…
Kim geçirir aklından diye dalmışken düşünmeye senle beni ya da diğer bir deyişle, biz okunmamış bir şiirdik ya işte bizi, seyre dalmalıyım vapurda hala el ele tutuşan yaşlı bir çifti… Anlamı sevginin, değeri aşkın, ve tutkusu sevdanın kurcalarken aklımı, birden kalkmalıyım yerimden ve el sallamalıyım geride kalan cam köpüğü dalgalara, çığlık çığlığa sevdamızı selamlayan köpüklerden de beyaz martılara…
Yürürken İstanbul ‘un parke taşlı kaldırımlarında ,ceplerimde içleri boş bir sürü şeker kağıdıyla, yaramaz bir kız çocuğu edasıyla geçmeliyim evinin önünden, eteklerimi bir oyana bir bu yana sallaya sallaya…Umut dolu olmalıyım bu sabah… Neden mi bu sabah? Her sabah nedense umutsuzluğum? Nedense her sabah uyandığımda yüzümde beliren o yorgun, bıkkın, hüzünlü ifade bu sabah işte aynen öyle, bu sabah da tam tersine umut dolu olacağım… Bugün çok daha fazla çalışacağım… Herkes şaşıracak, çünkü ben bugün çok ama çok güzel olacağım… Saçlarım parıldayacak güneşte ve gözlerimin içi gülecek aşkla ve sevgiyle… Bugün ben,evet evet, karar verdim, bugün ben umut dolu olacağım… Çocukları seyredeceğim kum havuzunda oynayan, ve söz vereceğim kendi kendime, asla kızmayacağım ben kum havuzunda üstünü başını kirletecek bebeğim diye, sevgileri, aşkları bile hep sınırlar, kurallar içinde yaşıyoruz zaten diye geçirirken içimden, sen geçeceksin çocuk halinle önümden… Ne sevimlisin… Güleçsin, ve biriciğim, sen de sevginin, umudun anlamı nedir o zamanlar daha iyi bilmektesin…
Varsın akşam olsun artık, ben hiç yitirir miyim umudumu? Daha da çekici olacak İstanbul şimdi… Tıpkı aşka susamış tutku dolu güzel bir kadın gibi… İnciler dizilecek Boğaziçi’nde İstanbul’un o zarif boynuna…Ve ben kadeh kaldıracağım şerefine yüzyıllardır herkesi kendine aşık eden en büyük tutkuya; İstanbul’a… Ve en büyük zaafıma;Sana,elbette sana…
Seni aramak için elim gidecek telefona…Karasız kalacağım, benim yerime yüreğim karar verecek ve sesini duymak için sabırsızlanıyor olacağım… Umut dolu olacağım bu gece! Herkes için, her şey için sevgi dolu bir dünya umut edeceğim… Sevgi deyince aklıma geleceksin sen de bir yandan… Gözlerin aklıma gelecek yine… Derinliğinde kaybolduğum bakışların … Ne de umut dolu bakardın sen! Sevgi doluydu bakışların… Küçük bir kız gibi kanatlarının altındaydım… Biran olsa yokluğunda, yalnız ve savunmasızdım…
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır